TANI:

Tanı daha çok semptomlar ile konulur (Tablo 1) ve ileri inceleme yöntemleri (Tablo 3) çoğu kere gerekli değildir.

TABLO 3:TANIDA KULLANILAN YÖNTEMLER VE BUNLARLA İLGİLİ SPESİFİK SORULAR
Patolojik reflü (asit-safra) var mı?
  • 24 saatlik intraözofageal pH monitorizasyonu
  • 24 saatlik intraözofageal bilirübin monitorizasyonu (alkalen reflü)
  • Baryumlu üst GİS Radyolojisi
  • 99Tc sülfür kolloid sintigrafisi (çocuklarda)
Mukozal hasar veya komplikasyonlar var mı?
  • Üst gastrointestinal sistem endoskopisi ve biyopsi
  • Baryumlu üst GİS Radyolojisi
Semptomlar reflüye mi bağlı?
  • 24 saatlik intraözofageal pH monitorizasyonu
  • Bernstein, asit infüzyon testi
Preoperatif değerlendirme
  • Özofagus manometrisi
  • 24 saatlik intraözofageal pH monitorizasyonu

Bu nedenle her basamaktaki hekim tarafından tanı konulup tedavi edilebilir. Pirozis genellikle yemeklerden 30-60 dakika sonra ortaya çıkan, sternum arkasında yanma hissidir. Olgular sıklıkla yanmanın mideden başlayıp göğüse yayıldığını söyler (Bu GÖRH yerine yanlışlıkla mide hastalığı tanısı koyulmasının nedenlerinden birisidir). Yukarıda da belirtildiği gibi tarafımızdan yapılan prevalans çalışmasında GÖRH bulunan olguların %70.8'i ayrıca dispepsi de tanımlamıştır. Pirozis sıklığı ve şiddeti olgular arasında belirgin farklılıklar gösterir. Antiasitlerle genellikle kısa süreli rahatlamalar bulunur. Sıcak veya kolalı içecekler, alkol, aşırı yemek yakınmayı arttırır. Regürjitasyon yenilen veya içilenlerin bulantı olmaksızın ağıza gelmesidir. Sıklıkla ağızda acı bir tat varlığı olarak da tanımlanır. GÖRH ile birlikte disfaji sık olmakla birlikte bu semptomun çoğu kere daha ciddi hastalıkların bir bulgusu olduğu hatırlanmalı ve olguda ileri incelemeler yapılmalıdır. Aşırı geğirme izole bir semptom ise bir reflü semptomundan çok başta psikiatrik hastalıklar olmak üzere diğer nedenlere bağlanmalıdır. Son yıllarda GÖRH'nun özofagus dışı bulguları tanımlanmış olup gittikçe artan oranlarda ilgi görmektedir (Şekil 1). Çok detaylı olan bu konuya bu yazının kapsamında girilmeyecektir.
Tanıda kullanılan yöntemler tablo 3'de sıralanmıştır. Üst gastrointestinal sistem endoskopisi önemli bir inceleme olmakla birlikte örneğin semptomatik Amerikalılarda eroziv özofajit sadece %7 oranında saptandığından endoskopinin normal bulunması tanıyı ekarte ettirmez. Mukoza normal görülse dahi (Noneroziv GÖRH) alınan biyopsilerle histopatolojik olarak özofajit saptanabilir. Alarm semptomları (Tablo 4) olmayan olgularda semptomlar tipik ise endoskopik inceleme yapılmayabilir.

TABLO 4: ALARM SEMPTOMLARI
  • 45 yaş üzerinde başlayan semptomlar
  • 5 yılı aşan inatçı semptomlar
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Hematemez, melena
  • Disfaji veya odinofaji
  • Anemi (özellikle erkeklerde), lökositoz veya sedimentasyon yüksekliği
  • Gaitada gizli kan pozitifliği
  • Karında kitle
  • İkter
  • Nedeni açıklanamayan ateş
  • İyi bir tedaviye karşın sürekli kötüleşen veya başarılı bir tedaviden hemen sonra yineleyen semptomlar

 

Bu inceleme özellikle Barrett özofagusu gibi komplikasyonların saptanmasında önem taşır. Baryum grafisi ile yapılan radyolojinin yeri sadece striktür, derin ülser gibi komplikasyonların varlığında anlamlı olabilir. Sintigrafi pediatrik yaş grupları dışında kullanılmamaktadır. 24 saatlik intraözofageal pH monitorizasyonu önemli bir teknik olup özofagus içine yerleştirilen bir kateter yardımı ile reflü olan asit miktarının saptanmasıdır. Özellikle reflü cerrahisi öncesi ve sonrası, özofagus dışı reflü bulgularının varlığında (astım gibi), tam doz ilaç almasına karşın semptomları devam eden olgularda tedaviye yanıtın değerlendirilmesinde kullanılır. Manometrik incelemenin tek başına tanı değeri yoktur. Sadece alt özofagus sfinkter basıncının 6 mmHg'nın altına inmesi GÖRH düşündürebilir. Berntein testi özofagusa asit infüzyonu yapılarak semptomların gerçekten de asit reflüsünden kaynaklanıp kaynaklanmadığını gösteren duyarlılığı düşük bir tekniktir.

1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 Beğeni 0.00 (0 Oy)