GÖRH KOMPLİKASYONLARI:

Barrett özofagusu: Skuamoz özofagus epitelinin içerisinde kolumnar epitel yerleşimi olarak tanımlanır. Önceleri mide tipi epitel de bu kapsama girerken son yıllarda sadece spesialize intestinal metaplazi (Goblet hücreleri) varlığında Barrett adı verilmektedir. Bu komplikasyona özel bir klinik bulgu yoktur. Bir çok hasta gastroözofageal reflü semptomları ile başvurmaktadır. Tanı özellikle beş yıldan fazla reflü semptomları olan beyaz erkeklerde 50-60 yaşlarında koyulmaktadır. Uzun segment Barrett Özofagusu gelişen hastalarda reflü semptomlarının belirgin oranda azaldığı gösterilmiştir. Çünkü metaplazik Barrett epiteli özofagus mukozasına asit reflüsüne karşı belirgin bir direnme gücü sağlamaktadır. En sık rastlanan semptomlar pirozis %81, disfaji (%51), regürjitasyon (%33) dur. Olguların %23-40'ı asemptomatiktir. Barrett özofagusu gastrik kardia ve özofagus adenokarsinomunun en önemli nedenidir. Barrett epitelinin 10 cm'den uzun olduğu ve özofagus ülserleri de bulunan olgularda adenokarsinom riskinin arttığı gösterilmiştir. ABD'de yapılan istatistiklere göre yıllık adenokarsinom gelişimi 800/100.000 (kanser/hasta) olarak bildirilmektedir. Barrett Özofagusunda adenokarsinom insidansı 1/125 hasta takip yılı olarak saptanmıştır. Barrett Özofagusunun kesin tanısı endoskopik biyopsidir. Diğer tetkikler sadece yardımcı olup daha çok altta yatan hastalığın şiddetini ve komplikasyonları gösterirler. Özofagusu endoskopik olarak "Uzun Segment" ve "Kısa Segment olarak iki grupta toplanmaktadır. Anatomik gastroözofageal bileşkenin (gastrik foldların proksimalinin) üzerinde spesialize intestinal epitel varlığının 3 cm den uzun bir segmentte olması uzun segment, kısa olması ise kısa segment Barrett Özofagusu olarak adlandırılmaktadır. Endoskopik olarak şiddetli özofajit varlığında alınan biopsilerde yanlışlıkla displazi tanısı koyulabilir veya olan displazinin derecelendirilmesinde hata yapılabilir. Bu nedenle şiddetli özofajit varlığında Barrett'den kuşkulanılıyorsa öncelikle agresif bir medikal tedavi uygulanmalı (en az 2-4 hafta), klinik iyileşme ardından endoskopi tekrarlanarak biopsiler alınmalıdır. Barrett Özofagusu tanısı için prensip olarak anatomik gastroözofageal bileşke net olarak saptanmalıdır. Anatomik gastroözofageal bileşke Z çizgisi değil proksimal gastrik foldların hemen üstündeki bölgedir. Başlangıç biopsisi Z çizgisinin 2-3 cm üzerinden alınmalı böylece histolojik özofajit kanıtlanmalıdır. Daha sonra skuamokolumnar bileşkeden biyopsi alınmalı ve ardından tüm Barrett kuşkulu mukoza boyunca 4 kadrandan 2 cm aralarla biyopsi alınmalıdır. Ayrıca gözlenen tüm lezyonlardan ve son olarak da proksimal gastrik foldlar üzerinden biyopsi alınmalıdır. Alınan biyopsilerin tümü ayrı şişelere konulmalı ve titizlikle numaralanmalıdır. Başlangıç biyopsisi gastrik foldlar üzerinden alınırsa biyopsi forsepsinin kirlenmesine bağlı yanlışlıkla özofagusta kolumnar epitel varlığından bahsedilebilir.

Tanıda en önemli problem gereksiz yere fazla Barrett Özofagusu tanısı (Overdiagnosis) veya Barrett olduğu halde tanı konamaması (Underdiagnosis) durumudur. Bu nedenle yanlış tanının nedenlerinin ve çözümünün iyi bilinmesi gereklidir. Ülkemizde gerek GÖRH ve gerekse de komplikasyonlarına ait özellikle prevalans-insidans çalışmalarına gereksinim vardır. ABD'de son 25 yılda distal midede ülser ve kanserlerin azaldığı, proksimal mide de ise belirgin arttığı gösterilmiştir. Çalışmacılar bunu H. pilori sıklığının azalmasıyla açıklamışlardır. Ülkemizde halen yürütülen çok merkezli bir çalışmanın ilk sonuçları böyle bir eğilim göstermemekle birlikte enfeksiyonun sıklığının sanitizasyonun düzelmesi ve gittikçe artan oranlarda her basamak hekimi tarafından tedavi edilmesiyle azalmaya başlayacağı ve bu nedenle önümüzdeki 25 yılda GÖRH, komplikasyonları ve proksimal mide-distal özofagus kanserlerinin artma eğilimine girmesi beklenebilir. Kanımca ileride sağlıklı değerlendirmelerin yapılabilmesi için günümüzdeki durum bilinmelidir.

Barrett özofagusu son yıllarda batı literatüründe gittikçe artan oranlarda ilgi görmekle birlikte ülkemizde hak ettiği değerin verildiği söylenemez. Tanımlamadaki değişiklikler henüz Gastroenteroloji ve Patoloji uzmanları arasında yaygınlaşmamıştır. Gerçekten de yakınlarda yapılan çalışmalarda dahi eski sınıflamaların kullanıldığı yani bir kavram kargaşasının süregeldiği izlenmektedir. Yeni tanım paralelinde çepeçevre tipte ve özellikle kısa segment Barrett'de biyopsiler Z çizgisinin altından alınacaktır. Patoloji ile Gastroenterolojinin aynı dili konuşmaması durumunda tüm biopsilerde kolumnar epitel görülecek ve kardia epiteli veya intestinal metaplazi ayrımı yapılmazsa tümü Barrett metaplazisi olarak rapor edilecektir. Bu nedenle her iki grup arasında yakın iş birliği şarttır. İlginç ve henüz üzerinde fikir birliğine varılmamış bir konu herhangi bir nedenle endoskopi yapılan her 4-5 hastada bir normal görünümlü squamokolumnar bileşkede intestinal metaplazinin saptanmasıdır. İstanbul TF ve Ege Gastroenteroloji Kliniklerinin içinde olduğu ABD merkezli bir çalışma sıklığının %23-24 civarında olduğunu göstermiştir. Sonuç olarak Barrett özofagusu daha fazla ilgiyi hak eden, olasılıkla sanıldığından daha yaygın, ciddi sorunlar oluşturabilecek bir hastalıktır.

Striktür: Uzun süren hastalık sonucu ortaya çıkan fibrozis, spazm ve ödem ile oluşur. Disfaji bulunur. Benign darlık olduğu mutlaka endoskopi ve biyopsi ile kanıtlanmalıdır. Tedavide sıklıkla buji dilatasyonları gerektirir. Dilatasyon sonrası kullanılan PPI tedavi nüksleri azaltır.

Kanama: Ülser zemininde gelişir ve üst gastrointestinal sistem kanamalarının nedenlerinden birisidir.

Adenokanser: ABD ve batı kökenli çalışmalar son 10-20 yılda proksimal mide ve distal özofagus adeno kanserlerinin arttığını buna karşın distal mide kanserlerinin azaldığını göstermektedir. Nedeni spekülatif olmakla birlikte Helikobakter pilori enfeksiyonundaki azalma yanısıra GÖRH ve buna paralel Barrett özofagusundaki artmanın sorumlu olabileceği düşünülmektedir.

GÖRH VE İNTERNET:

Günümüzün yaygın bir iletişim aracı olan internette çok yararlı sayfalar bulunmakta olup, konuyla ilgilenenler detaylı bilgilere ulaşabilirler.

Türkçe sayfalar:
http://www.reflumvar.org: Türkçe geniş bir reflü sayfası olup hekim ve hastalara bilgiler verilmekte ve hasta konsültasyonları yapılabilmektedir.

İngilizce sayfalar:
http://www.reflux.org: Pediatric / Adolescent Gastroesophageal Reflux Association (PAGER)
http://www.laparoscopy.com/pleatman/gerd.htm
http://www.acg.gi.org/
http://www.niddk.nih.gov/health/digest/pubs/heartbrn/heartbrn.htm
http://www.gerd.com/

1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 Beğeni 0.00 (0 Oy)