ImageReflü, Gastrit, Dispepsi, İBS (Hassas Barsak Hastalığı), Aşırı Gaz gibi hastalıklar için olası açıklama

Toplumumuzun %70'inde sindirim sisteminin yemek borusu, mide veya barsaklarla ilgili kısımlarında sorunlar bulunur. Bunlar çoğu kere bilimsellikten uzak şekilde isimlendirilir.

Örneğin irritabl barsak hastalığı spastik kolit olarak anılmaktaysa da gerçek çeviri hassas barsak hastalığı olmalıdır. Buna benzer şekilde gastritlerin çoğu fonksiyonel dispepsi veya gastroözofageal reflü hastalığıdır.Bu hastalıkların çoğunda sindirim sisteminin normal uyarılara karşı gösterdiği aşırı hassasiyet bulunur ve bunun yol açtığı değişik sorunlarla savaşılır. Objektif tanı yöntemleri yukarıda saydığımız hastalıklarda çoğu kere yoktur. Hastalar bazen o kadar geniş ve ilişkisiz bir bulgu yelpazesi verirler ki hekim bunları nereye oturtacağını bilemez. En son ve en önemlisi de psikiyatrik sorunların ve/veya kanser korkularının yarattığı içinden çıkılamaz karmaşadır. Öncelikle iç organ aşırı duyarlılığı nedeni ile sıklıkla hekime başvuru nedeni olan hastalıkları kısaca tanımlayalım:

  1. Gastroözofageal reflü hastalığı (-hatalı da olsak- kısaca reflü diyelim): Mideden yukarı göğüse, yemek borusu boyunca yükselen yanma, ağıza acı-ekşi su gelmesi ve bazen de boğaz, akciğer sorunları ile karakterizedir. Eğer hastada belirgin endoskopik bulgular veya objektif tanı yöntemleriyle aşırı asit kaçışı saptanırsa bir aşırı duyarlılıktan fazlaca bahsedilemez. Fakat özellikle bu ojektif tanı testleriyle bir şey saptanamayan , aşırı yakınması bulunan olgularda iç organ aşırı duyarlılığı gündeme gelir.
  2. Dispepsi ya da çoğu kere yanlış kullanılan ismiyle gastrit: Karın üst orta bölgesinde ağrı, yanma (göğüse yayılmaması şartıyla), yemek sonrası şişkinlik, hazımsızlık gibi yakınmalara yol açar. "Yemekler mideme taş gibi oturuyor, hazmedemiyorum", en sık duyduğumuz cümlelerden bir tanesidir. Gastrit tanısı ise sadece üst sindirim sistemi endoskopisinde alınan mide biyopsilerinin (küçük parçaların) patolojide incelenmesiyle konur. Elle yapılan bir muayene, röntgen v.b. ile gastrit tanısı konulamaz. Aslında yakınmalar çoğu kere gastritten kaynaklanmaz veya bu yakınmalar gastrit tedavilerine iyi yanıt vermez.
  3. İrritabl barsak sendromu: Kabızlık, ishal, karında şişkinlik, aşırı gaz gibi bulguların eşlik ettiği bir sorundur. Daha bilimsel ve genel isimlendirme fonksiyonel alt sindirim sistemi hastalığıdır.

    Tüm bu hastalıklar tıpta "fonksiyonel" olarak isimlendirilir. Fonksiyonel deyimi; müzmin ve tekrarlayan sindirim sistemi yakınmalarını açıklayacak yapısal (radyolojik, endoskopik) ve biyokimyasal bozukluk bulunmadığında yaptığımız bir tanımlamadır. Tüm fonksiyonel hastalıklarda iç organ aşırı duyarlılığı (visseral afferent hipersensitivite) kavramı ön plana çıkar. Yeni yeni tanımlanmaya başlanan bu kavram çok farklı ve yaşam kalitesini bozan yakınmalara karşın neden tetkiklerle saptanamayan bir sorun olduğunu açıklamaya çalışır. Burada sindirim sistemimizden beyine veri aktaran, algılamada görevli 3 tip reseptör (alıcı-saptayıcı) bulunduğu vurgulanmalıdır. Düşük eşikli reseptörler normalde de ve sürekli görev yapan ve ağrısız olanlar dahil hafif uyaranları organlardan omurilik aracılığıyla merkeze ileten gruptur. Ağrılı bir uyaran ortaya çıkınca bunlara ek olarak yüksek eşik değerli reseptörler devreye girerek ağrı duyusunu iletirler. Üçüncü olarak ise sessiz reseptörler tanımlanır ve bunlar normalde mekanik ve hatta akut (ani) uyaranlara yanıt vermezken iltihap durumlarında veya uzamış uyaranlarla devreye girerler. Aşırı duyarlılık gelişmesi durumunda ise normalde çalışmaması gereken sessiz reseptörler sürekli devrede kalır ve normal uyarılar dahi bunların üzerinden ağrılı uyaran olarak iletilir veya ağrılı uyaranlar olması gerekenden çok daha abartılı aktarılır (Şekil).

    Bu durumda beyin de gelen aşırı duyum paralelinde abartılı ve çelişkili emirler ile sistemde karmaşa yaratır. Örneğin barsak kasılma bozuklukları başlar ve bir ileri bir geri yani düzensiz kasılan barsaklar içerlerindeki normal gazı atamaz ve hastamız “karnım iki beden büyüdü” benzeri yakınmalarla başvurur. Dispepside aynı olay mide kasılmaları veya asit salınım bozuklukları ortaya çıkarır. Diğer yandan da normal miktardaki gıdanın veya mide içi gazın aşırı algılanması söz konusudur. Reflü hastalığının aşırı duyarlılıkla giden tipinde ise yemek borusuna kaçan normal asidin aşırı algılanması söz konusudur. Burada yemek borusuna kaçan asidin miktarını 24 saat boyunca ölçen pH-metri cihazları aşırı bir asit kaçışı saptamaz. Bu kişiler herkeste olan miktardaki reflüyü dahi aşırı algılamaktadır.

    İç Organ Aşırı Duyarlılığı
    Büyütmek için şekile tıklayınız !

    Psikolojik sorunların hastalık ile ilişkisi ayrıca irdelenmelidir. Bu sorunların yeri iki grupta özetlenebilir. İlk grupta zeminde hiçbir hastalık yokken sürekli yakınma üreten olgular vardır ve bu olgular doğrudan psikiyatrinin hastasıdır. Tedavisi çok da kolay olmayan bir gruptur. İkinci ve daha sık rastlanan kategoriyi ise altta yatan fonksiyonel bir hastalığın psikiyatrik sorunlar nedeniyle bozulması oluşturur. Örneğin irritabl barsak hastalığı bulunan olgulardan hayatında hiç hekime başvurmayanlar ile bu hastalığın bulunmadığı kişiler arasında psikiyatrik sorunlar açısından fark bulunmamıştır. Buna karşın doktora başvuran İBS hastalarında hem başvurmayan hastalara ve hem de sağlıklı topluluğa göre daha fazla psikiyatrik sorun saptanmıştır. Yani İBS hastalarının doktora başvurmalarına yol açan, yakınmaları kötüleştiren etkenin psikiyatrik sorunlar olduğu söylenebilir. Doktora başvuranlar arasından 3. basamak hizmetlerine kadar sevk edilen, tedaviye dirençli olgularda ise psikiyatrik sorunların çok daha şiddetli olduğu ve özellikle seksüel ve fiziksel istismar ve bazen de insestin daha sık görüldüğü bildirilmektedir.

    Sonuç:

    İç organ aşırı duyarlılığı tıbbın en sık rastlanan hastalıklarından bazılarını açıklamaya çalışmakla birlikte bu konuda bilinenlerin çok az olduğu vurgulanmalıdır. Bu nedenle tedavi başarıları sınırlı kalmakta ve hastalığın tamamen ortadan kaldırılması ise neredeyse olanaksız olmaktadır. Bugün dispepside başarı şansı ne yazık ki %25 civarındadır ve bu nedenle etrafımız "midem ağrıyor" diyen kişilerle doludur. İlginç bir nokta da İBS hastalarında plasebo denilen etkisiz ilaçların yakınmaları geçici azaltmadaki başarısının %80 gibi çok yüksek oranlarda olmasıdır. Bu nedenle hastanın hekimine inanması tedavi başarısını yükseltecektir.

    İç organ aşırı duyarlılığının kesin bir tedavisi yoktur. Bazı ilaçların bu duyarlılığı azaltıcı etkisi bulunduğu bilinmektedir. Örneğin trisiklik antidepresanlar dediğimiz bir grup psikiyatri ilacını sıklıkla kullanmaktayız. Bu nedenle size mide-barsak yakınmalarınız için depresyon ilacı veren hekiminize kızmayınız!

    Prof Dr Serhat Bor1
    İnt Dr Ömer Küçükdemirci2
    1Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı
    Ege Reflü ve İnkontinans/Konstipasyon Çalışma Grupları
    2Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi

1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 Beğeni 0.82 (14 Oy)