Yazdır
Gösterim: 33588

Yaşam tarzı değişiklikleri:

Tedavi mutlaka sosyal tedbirler de denilen yaşam tarzı değişiklikleri ile başlamalıdır ve her olguda uyulması önerilir. Bu tedbirler tabloda özetlenmiştir.

Yaşam biçiminin yakınmaların ortaya çıkışında önemli olduğu bir grup hasta (tüm reflü olgularının %10'u) sosyal önlemlerle yakınmasız kalabilir. Burada önemli olan EĞER olgu belirgin kilolu ise zayıflatılmalı, EĞER yakınmalar diyete bağlı ise değiştirilmeli, EĞER gece ortaya çıkan sorunlar varsa yatak başı yükseltilmelidir. Özellikle neden-sonuç ilişkisinin açık olduğu hastalarda uygulanmalıdır. Örneğin alkol alımı sonrası yakınmalar ortaya çıkıyorsa alkol alınmamalıdır veya hastanın alkol alması gerekiyorsa öncesinde ilaç içilmesi yararlı olur. Yaşam tarzında reflüye neden olan faktörler şöyle sıralanabilir:

Şişmanlık (obesite):

ImageHastalarımıza ısrarla zayıflamalarını vurgulamamıza karşın yakınlarda yayınlanan birkaç çalışmaya kadar şişmanlığın reflüye neden olduğu veya kilo kaybının olumlu etkilerini gösteren hiçbir klinik çalışma yoktu. Bazı çalışmalarda kilo kaybının yararı gösterilmişse de bunların bir kısmı ya aşırı kilolu olup genel populasyonu temsil etmeyenlerde veya küçük hasta gruplarında yapılmıştır. Obeslerin zayıf görünmek için giydikleri dar giysilerin reflüyü artırdığı ya da zayıflama sırasında daha az yağlı yiyecek alınıyor olması obesite ile reflünün klinik birlikteliğini açıklayıcı diğer nedenler olabilir.

Egzersiz:

Reflü oluşumunda önemli bir rolü vardır. Bu özellikle kalp hastalığı benzeri göğüs ağrısı olan ve normal koroner anjiogramlı olgularda önem taşır. Sağlıklı kişilerde jogging sırasında reflü oluştuğu da gözlenmiştir. Bu bulgular egzersizin reflü nedeni olarak önemli rolü olduğunu düşündürmektedir. Yine de olguların zayıflamaları olasılıkla daha önemli olduğundan egzersiz yapmaları önerilebilir.

Yatak başucunu yükseltme ve aç karnına uyuma:

ImageReflü geceden çok, gündüz ve yemek sonrası ortaya çıkar. Eğer gece reflüsü daha fazlaysa gece son yemekten sonra 2-3 saat yatılmaması (hastalarımıza aç karnına uyumasını öneriyoruz), özellikle akşam yemeğinin hafif ve yağsız yenilmesi, yatağın baş kısmının yükseltilmesi yararlı olabilir.
Normal kişilerde görülen (fizyolojik) reflü ayaktayken daha sıklıkla oluşur. Bunun nedeni belki de yatar pozisyonda koruyucu olarak yemek borusu alt ucundaki kapağın basıncındaki artmadır. Sürekli reflü yakınması olan olgularda ise yatar pozisyonda ya da her iki pozisyonda reflü sıklığı normallerle karşılaştırıldığında artmıştır. Bu gözlemler reflü olgularında reflü sıklığı ve süresinin beden duruşundan (postür) etkilendiğini gösterir. İntraözofageal pH ölçümü ile yapılan çalışmalarda yatak başının yükseltilmesinin reflü sıklığında azalmaya yol açtığı gözlenmiştir. Yatak başını 20 cm yükseltmekle reflü sıklığında orta derecede düzelme saptanırken, asidin yemek borusundan hızla temizlendiği gözlenmiştir. Omuz altına 30 cm'lik üçgen şeklinde konan süngerin de reflü süresinde azalmaya yol açtığı saptanmıştır. Yemek sonrası sağ yana yatılması sol yana göre belirgin daha fazla reflü oluşturur. Yatak baş kısmının yükseltilmesinde yastık koyulması pek yararlı bulunmamıştır. Yatağınızın baş kısmındaki ayakların altına takoz vs koyarak yükseltmek veya sert bir plastikten kestirilecek üçgen şeklinde bir parçanın (kama gibi) yatağın baş kısmının altına konması yararlı olabilir.

Gıdalar:

ImageHastalar ve hekimler uzun zamandan beri çeşitli yiyeceklerin reflü yakınmalarında artmaya neden olduğunun farkındadırlar. Yiyeceklerin ya yemek borusu alt ucundaki kapağı gevşeterek ya da doğrudan buradaki dokuyu bozarak reflüye neden oldukları düşünülmektedir. Karbonhidratların yemek borusu alt ucundaki kapağı gevşetmede pek zararlı rol oynamadıkları ancak yağların belirgin etki oluşturdukları bilinmektedir. Yağlı yiyecekler yemek borusu alt ucundaki kapağın basıncını azaltmaları yanı sıra mide boşalmasında gecikmeye de yol açar, aşağıya gidemeyip midede biriken gıda, asit vs yukarı kaçar ve sonuçta reflüye neden olur. Baharatlı yiyecekler, sarımsak, soğan, portakal suyu, kahvenin yemek borusu duyu sinirlerini doğrudan etkilemek yolu ile reflüye neden oldukları belirtilmektedir. Hipertonik (çok yoğun içerikli; örneğin kola, pizza, baklava vs ağır tatlılar) yemek borusu hücrelerinde doğrudan zararlı etki oluşturdukları, ayrıca asidin etkisini artırdıkları gösterilmiştir.
Yiyeceklerin etkileri tabloda özetlenmiştir.

Reflü yakınmalarını artıran yiyecekler (yakınma oluşturma %)
  Yanma Sıklığı
Yiyecek Hergün Haftada birden az
Etler
     Domuz eti
     Tütsülenmiş et
     Yemek etleri
     Hot dog

60
56
60
68

19
31
31
62
Sebzeler
     Domates
     Biber

76
72

37
50
Meyveler
     Portakal
     Elma

72
52

24
12
İçecekler
     Portakal suyu
     Alkol
     Kahve

76
60
68

31
62
31
Diğer
     Yağlılar
     Kızartmalar
     Baharatlılar
     Çikolata

76
88
88
40

38
56
80
12

Yemek miktarı da alınan gıdalar kadar önemli olduğundan bir kerede aşırı yemek yerine az ve sık öğünler tercih edilmelidir. Katı bir diyet yerine reflü belirtilerini ortaya çıkaran gıdalardan uzak durulmasının vurgulanması yeterlidir. Bazı gıdaların reflüye bağlı yanmayı artırma oranları tabloda verilmiştir.

Kahve ve sıcak gıdalar:

ImageKahvenin yakınmaları artırıcı etkisi uzun süredir bilinmektedir. Yemek borusu alt ucundaki kapağa etkileri yanısıra yüksek ısısı da göz önüne alınmalıdır. Isının yakınmaları artırıcı etkisi klinik olarak da gözlenmekte olup bir çalışmada deney tavşanlarının yemek borularında 48°C'den yukarı ısılarda hasar başladığı ve 58°C'de hasarın çok daha şiddetli olduğu gözlenmiştir. Bir fikir vermek açısından Fast Food zincirlerinde kahvenin genellikle 78°C'de satıldığı belirtilmelidir. Bu nedenle kahveye ait etkilerin bir kısmının yüksek ısıdan kaynaklanabileceği düşünülebilir. Sonuçta kahvenin başta yüksek ısı olmak üzere çoklu etki gösterdiği söylenebilir. Yukarıda belirtilen nedenlerle hastalara genel olarak sıcak her tür yiyecek içecekten kaçınmaları önerilebilir. Burada ülkemizde çok tüketilen çay yanısıra çorbalar da vurgulanmalıdır. Çayın diğer etkileri ve soğuk konusunda yayın yoktur.

Alkol:

ImageArtan etanol (alkollü içkilerin ana bileşenlerinden birisi; içkilerin sertliği etanol içeriğine göre belirlenir) oranları ile paralel olarak alkollü içecekler yemek borusu hücreleri üzerinde ciddi zararlı etkiler oluştururlar. Bu nedenle olgulara alkollü içeceklerin alınmaması ısrarla vurgulanmaktadır. Sosyal nedenlerle zorunluluk bulunması durumunda olabildiğince düşük etanol içerikli olanlar (örneğin bira) tercih edilmelidir. Biranın mayalı olması nedeniyle daha fazla yakınma oluşturduğu iddialarının bilimsel kanıtları yoktur. Aslında yüksek etanol içerikli içecekler olasılıkla oluşturdukları ağrı kesici etki nedeniyle yakınmaların derhal hissedilmesini engellerler fakat kesinlikle daha ağır yıkım oluştururlar.

Sigara:

Sigaranın yemek borusu alt ucundaki kapağın basıncında azalma, mide boşalmasında yavaşlama ve reflü sayısında artmaya yol açtığı gösterilmiştir. Aynı zamanda sigaranın tükrük salgılanması üzerine de olumsuz etkileri olduğunu gösterir bulgular vardır.

Stres:

Stresin reflü ile birlikteliği önceden beri bilinmekle birlikte, bu birlikteliği destekleyen çok az sayıda veri vardır. Sağlıklı gönüllülerle yapılan bir çalışmada zor görev sırasında reflüde herhangi bir artış saptanmamıştır. Son zamanda yapılan bir başka çalışmada ise zor bir görev sırasında reflü parametrelerinde değil fakat yakınmalarında artma olduğu gözlenmiştir. Hastalığa katkıda bulunabilirse de yol açtığını iddia etmek çok zordur!

Başka ilaçların kullanımı:

Örneğin yüksek tansiyon ve reflü ya da astımı bulunan veya hormon kullanan hastalar için konunun iki boyutu var; öncelikle kullanılan ilaçların reflüyü artırdığı biinmelidir. Eğer kullanılması şartsa reflünün önceliği yoktur ve daha ciddi bir hastalık söz konusu ise (örneğin tansiyon yüksekliği) bu hastalık öncelik taşır. Doktorunuza alternatif ilaç olup olmadığını sorun, ilacınızı değiştirebilir. Reflü oluşumunu kolaylaştıran ilaçlar tabloda belirtilmiştir.
İlaç kullanımın bir başka boyutu da reflünüz için aldığınız ilacın zaten kullanmakta olduğunuz diğer ilaçlarla etkileşmesi sorunudur. Örneğin kalp hastalığı için alınan digital (digoksin gibi) veya kan pıhtılaşmasını engelleyen Coumadin özellikle yukarıda proton pompası inhibitörleri başlığı altında sayılan omeprazol ile etkileşir ve ilaçların vücuttaki etkileri artar.
Lütfen sürekli kullandığınız ilaçlarınızı her doktora gittiğinizde söyleyin!

SOSYAL TEDBİRLER

Kısaca özetleyecek olursak GÖRS tedavisinde diyet ile ilgili olarak hastalara belirtilmesi gerekenler:

Aşırı sıcak
Yağlı yiyecekler
Çikolata
Kahve
Kolalı içecekler
Domates suyu
Ekşiler (sirke limon)
Yağlı çerezler
Kızartmalar
1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 Beğeni 0.00 (0 Oy)