Yazdır
Gösterim: 23670

Diş dokularında (mine ve dentin) aşınmalar hayat boyunca kişinin beslenme alışkanlıklarına ve ağız-diş bakımına bağlı olarak fizyolojik (normal) seviyelerde olmaktadır. Patolojik (anormal) diş aşınmaları ise kişinin kötü alışkanlıklarına (örneğin diş gıcırdatmasına), yanlış diş fırçalama tekniklerine, asidli yiyecek ve içeceklerin çok sık alınmasına, kullandığı ilaçlara veya GÖRH 'na bağlı olarak oluşabilmektedir.

GÖRH dişhekimliği açısından da çok büyük bir öneme sahiptir, çünkü mide içeriğinin ağıza gelmesi dişlerde erozyona (aşınmaya) neden olur. Ancak, erozyonun şiddeti her hastada regürjitasyonun sıklığına, tükürük ve diş yapısına bağlı olarak farklı olabilmektedir. Yapılan çalışmalarda GÖR hastalarından alınan mide içeriğinin kolalı içeceklere kıyasla daha fazla aşındırıcı etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu hastalarda erozyon, en sık üst çenedeki ön dişlerin arka yüzeylerini etkilemektedir. Ancak, ağır vakalarda alt çenedeki dişlerde etkilenir ve alt arka dişlerin çiğneyici ve ön yüzleri aşınmaya uğrar.

 

Reflü ve dişlerde aşınma Reflü ve dişlerde aşınma

Dişlerde aşınmanın yanında hassasiyet, kötü estetik görünüm ve diş ağrıları görülebilir.

Reflü ve dişlerde aşınma Reflü ve dişlerde aşınma Reflü ve dişlerde aşınma

Hastalığın süresinin aşınmanın şiddeti üzerine tek başına etkisi olmadığı, fakat sonuçları etkilediği bildirilmiştir. GÖR hastalarında erken dönemde erozyonun teşhis edilebilmesi çok zordur. Başlangıç erozyonu ancak dişlerin mikroskobik analizlerinin yapılması ile saptanabilir.

Reflü ve dişlerde aşınma Reflü ve dişlerde aşınma

Dişlerinde erozyon görülen her hastanın Gastroenteroloji Bölümüne, aynı zamanda GÖRH teşhisi konmuş bütün hastaların dişhekimine ağız-diş muayenesine gönderilmesi tavsiye edilmektedir. Çünkü reflü belirtilerinden hiçbiri gözlenmeyen, ancak dişlerinde aşırı miktarda aşınma gözlenen hastaların % 25‘inin patolojik GÖR hastası olduğu tespit edilmiştir. Bu hastalarda, dişleri mideden gelen asidin yarattığı etkilerden korumak için hem hastaya hem de dişhekimine görevler düşmektedir.

Hastalar özellikle ağıza mide içeriği geldikten sonra ağızlarını su veya sodyum bikarbonat (soda) içeren sıvılar ile sadece çalkalamalı ve dişlerini o sırada kesinlikle fırçalamamalıdır. Aşağıda önerilen şekilde macun ve fırça ile dişlerini düzenli fırçalamalı ve 6 ayda bir mutlaka dişhekimine kontrole gitmelidir. Dişhekimleri ise bu hastaların ilk diş görüntülerini ve kalıplarını alarak kontrollerinde ne kadar miktarda aşınma olduğunu saptamalı ve ona göre koruyucu veya tedavi edici bir yöntem seçmelidir. Eğer hastaların reflü atakları uykuda oluyor ise dişhekimleri tarafından dişlere koruyucu plaklar yapılmalıdır. Aşınmanın miktarı koruyucu uygulamalar ile azaltılamıyorsa tedavi edici bir yaklaşım içine girilmeli ve çeşitli restoratif (kompomer, kompozit) endodontik veya protetik (kronlar) materyallerden faydanılmalıdır.

Sonuç olarak dental erozyon GÖR hastalığının işareti olabileceğinden dolayı hastalar ve hekimler çok dikkatli olmalıdır.

Koruyucu tedaviler

  1. İçinde yüksek oranda flor bulunan, fakat aşındırıcı özelliği az olan diş macunları ile dişler fırçalanmalıdır.
  2. Dişlerin arayüzlerinin temizliği için dişipi kullanılmalıdır.
  3. Dengeli beslenmeye dikkat edilmeli ve asitli yiyecek ve içeceklerden uzak durmalıdır.
  4. Dişleri çürüğe ve aşınmaya karşı daha dayanıklı hale getiren uygulamalardan "florlu vernikler veya jeller”den faydanılmalıdır.
  5. Ağız muayenesi için düzenli olarak ( 6 ayda bir) dişhekimine kontrole gidilmelidir.

Ağız bakım ürünlerini seçerken;
Onaylanmış ve dişhekiminizin tavsiye ettiği ürünleri satın almaya dikkat etmelisiniz.

Bir diş fırçası genelde 3-4 ay kullanılabilir. Diş fırçasının bozulduğunu kıl demetlerinin birbirinden ayrılmasından, dağılmasından ve eğilmesinden anlayabilirsiniz. Sert kıllı fırçalar dişlerinize zarar verebilir ve aşınmayı arttırabilir.

Doğru diş fırçalama tekniği

En doğru diş fırçalama tekniği hangisidir?

Öncelikle fırça 45 derecelik bir açıyla dişe yaklaştırılmalı ve dişin eni doğrultusunda ileri-geri hareketlerle fırçalanmalıdır. En son dişetinden aşağıya doğru bir süpürme hareketiyle işlem tamamlanır. Dişlerin iç yüzeyleri , özellikle ön bölgeler dar olduğundan fırça dik olarak sokularak fırçalanmalıdır. Unutulmamalıdır ki bakteri plağı ve yiyecek artıklarının yoğun olduğu dişlerin arka yüzleri, arka dişler ve dil de temizlenmelidir.

Uygun bir teknik kullanılmazsa dişler zarar görür mü?

Evet. Dişler çok sert bir tabaka olan mine ile kaplı olmasına rağmen sadece yanlış bir teknikle uygulayacağınız bir fırçadan bile büyük zarar görebilir. Hem dişin üst kısmında, hem de kökü kaplayan tabakada aşınmalara, dişetlerinde de çekilmelere yol açabilir. Bu durumda dişler çürüğe daha yatkın hale gelir. Dişleri aşındıracak kadar büyük bir kuvvetle diş fırçalamaktan kaçınılmalı ve yumuşak hareketlerle fırça oynatılmalıdır.

Diş ipi kullanırken dikkat edilmesi gereken noktalar:

  • İlk kullanımda kolay kullanım amacıyla mumlu diş ipleri tercih edilir. Ayrıca florlu diş ipleri de tercih edilebilir.
  • Diş ipi her iki elimizin işaret parmağına dolanarak ve baş parmağımızın yardımıyla kullanılır.
  • Diş ipini dişlerinizin arasından yavaş hareketlerle ve kontrollü olarak geçirin. Dişetini yaralayacak sert ve ani hareketlerden kaçınmalısınız.
  • Dişin üzerinde ipi, c harfi çizecek şekilde ileri-geri yukarı-aşağı hareket ettirerek arayüzü temizleyebilirsiniz.
Diş ipi kullanımı

Dr. Nazan ERSİN
Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi
Pedodonti Ana Bilim Dalı

1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 Beğeni 0.00 (0 Oy)