×
Özel Mesajlaşma Alanı Açıldı (24 Tem 2009)

Özel mesajlaşma uygulaması devreye girmiştir.

GEĞİRME ŞİŞKİNLİK YELLENME VE MİDE GURULTUSU

Çok
9 yıl 5 ay önce - 5 yıl 11 ay önce #6547 Yazan: ömer_eutf
GEĞİRME ŞİŞKİNLİK YELLENME VE MİDE GURULTUSU

Dr. Ömer KÜÇÜKDEMİRCİ

Sindirim sistemi sorunları arasında hastalar tarafından bekli de en çok yakınılan konu gaz sorunlarıdır. Tüm insanların %7sinde geğirme, %11inde ise şişkinlik problemi mevcuttur. Bu gibi şikayetler çoğu hastanın asıl sorunu olmasına karşın toplumumuz geğirmeyi ve yellenmeyi ayıp karşıladığı için hasta hastalığından bahsederken arada ve çok kısa süreli olarak kısık sesle bu şikayetlerini geçiştirir, aslında hayatını kabusa çeviren şey budur ve doktorun bunu anlamasını bekler. Eğer hekimde hasta gibi sık geğiren ve yellenen değilse damdan düşen felsefesi işlemez ve hasta herhangi bir bilgi alamadan hazımsızlık ilaçları ile dolu poşetiyle evine döner geğirmeye ve/veya yellenmeye devam eder.
Bu yazının amacı geğirme ve yellenme sorunu için basitçe hastaları bilgilendirmektir.

Sindirim sisteminde gaz sorunu;
Temel olarak geğirme ve sık yellenme hekimlerin fonksiyonel olarak adlandırdığı bir grup hastalığın semptomları olarak karşımıza çıkmaktadır (bkz: hassas sindirim sistemi hastalığı)
Hassas sindirim sistemi hastalığında (fonksiyonel dispepsi ve irritabl barsak sendromu) sindirim sisteminin bilinmeyen nedenlerle hayatın bir döneminde hassas hale gelmesi ve çoğu insanda şikayet yaratmayan basit uyaranların bu hastalarda algı düzeyine çıkması hatta şikayete ve semptoma dönüşmesi olarak kısaca açıklanabilir.
Bu hassas sindirim sistemi hastalarında şikayetlerin büyük bölümünü yaratan aslında olmaması gereken yerde olan veya olması gereken yerde olması gerektiği kadar olup kişide şikayete neden olan havadır.
Midedeki ve sindirim sistemindeki gazın temel nedeni yutulan havadır, basit olarak her yutkunduğumuzda az miktarda havayı midemize göndeririz, bu hava fiziksel kurallar gereği vucut gibi daha sıcak bir ortama girdiği için hacmini genişletir, mide barsak sistemimizde bu havanın çıkabileceği iki delik vardır bunlar ağız ve anüstür, normal şartlarda az miktarda yutulan hava az miktarda geğirerek veya az miktarda yellenerek dışarı atılır, sessiz ve derinden olan bu fizyolojik duruma sebep olan gazlar yutulan hava ve kalın barsak bakterilerinin ürettiği gazlardır, ortalama günde 500-1500 ml arasında gaz üretir ve sindirim sistemi tarafında emilemeyen bu gazlar sindirim sisteminin anatomik iki deliği olan ağız ve anüsten atılır.

Nasıl hava yutarız?
Hızlı yemek yeme, içme, sakız çiğneme, şeker emme gibi yemek alışkanlıkları, takma diş çok miktarda hava yutmaya sebep olur. Ayrıca hava yutma öğrenilmiş bir alışkanlık olabilir, insanlar özellikle stres altındayken farkında olmadan sık yutkunurlar ve her yutkunmada yaklaşık 5ml havayı sindirim sistemine gönderirler.
Bu sebepler dışında reflü hastalığı da hava yutmaya neden olur, yemek borusundaki asidi temizleyebilmek için bikarbonat içeren tükürüğümüzü kullanırız bu anlık bir anti-asit etkisi gösterir bu yüzden reflu hastaları çoğu zaman sık yutkunma nedeniyle şişkinlik ve geğirme şikayetlerinden yakınırlar.
Hava yutmayı alışkanlık haline getiren hastalar sindirim sistemindeki olması gereken havanın 4-5 -10 katı kadar havayla baş etmek zorunda kalırlar ve hatırlayabileceğiniz gibi sindirim sistemi gibi kapalı bir ortama giren gaz bu hava üç şey yapabilir
1-Ağızdan çıkar = GEÐİRME
2-Anüsten çıkar = SIK YELLENME
3-Bir delikten çıkana kadar süründürür = ŞİŞKİNLİK

1-Midede şişkinlik hissi;

Evrimsel olarak midemiz bizi çok yediğimizde uyarmak için programlanmıştır, aşırı öğünlerden sonra kana karışan şekerin "doydun artık" demesine aldırış etmeyenler için mide çeperlerine bası yapan yiyecekler beyne "artık dolu daha fazla alamazsın" uyarısı gönderir bu uyarı insanlarda şişkinlik olarak algılanır ve kişi istese de istemese de yemeyi bırakır. İnsan vucudunun tüm sinir sistemi gibi midede ki algılayıcılar da mideyi balon gibi şişiren şeyin niteliğine değil niceliğine bakar, yani onun için içinde hava veya tıka basa yiyecek olması aynı şeydir, midesini farkında olmadan sık yutkunarak havayla dolduranlarda mide sanki tıka basa yemek yemiş gibi tepki vererek şişkinlik hissini yaratır. Fiziksel kurallar gereği hafif olan gaz yukarı çıkmak ister fakat çıkabileceği delik olan alt yemek borusu kapağı kapalı olduğundan durabileceği en yüksek yer olan midenin tepesine birikir bu noktada göğüs kafesimizin yumuşak karınla birleştiği orta yerde "taş oturmuş hissi" ve şişkinliğe sebep olur. Şişkinlikten musdarip hastalarda bu havayı çıkarmak öne eğilip kalkma, yürüme, karnın ortasını sıvazlama, veya paradoksal olarak daha çok hava yutarak içerideki gaz basıncını alt yemek borusu kapağının kapama basıncını geçecek şekilde gaz basıncını arttırarak kapağı açıp gazı geğirerek boşaltma davranışlar sergilerler. Benzer şekilde sodalarda sıkışmış halde bulunan karbondioksit gazıda vucut sıcaklığında çözünerek midedeki yutulmuş gazla birleşerek gaz basıncını artması yolu ile alt yemek borusu kapama basıncını aşarak geğirmeyi kolaylaştırır.


2- GEĞİRME

Yutulan havanın yarattığı şişkinlik hissini azaltmak için başvurulan birinci yöntemin geğirme olduğundan bahsetmiştik. Geğirme mide veya yemek borusundaki havayı boşaltmak için kullandığımız yöntemdir, hava yutmayı alışkanlık haline getirmiş kişilerde şişkinlik veya midede bulunan gazın yarattığı rahatsızlık hissi ile baş etme şekilleri budur. Amaç mide ve/veya yemek borusunu atmosfer basıncı ile eşit düzeye getirmek ve midedeki gazın yarattığı rahatsızlık hissinden kurtulmaktır. Çok yakın zamanlarda tanımladığı şeklinde geğirme iki şekilde olabilmektedir, bunlardan birincisi yutulan havanın alt yemek borusu kapağını geçemeyip yemek borusunda birikmesi sonucu oluşan mide üstü (yemek borusu kaynaklı (supragastrik) ve kapağı aşıp mideye doldurulan havanın dışarı atılması olayı (gastrik) şeklindedir. Kimi toplumlarda güzel bir yemek sonrası geğirmek teşekkür olarak algılansa da toplumumuzda ayıp ve mide bulandırıcı karşılanır bu yüzden geğiren kişiler ülkemizde bu işi zamanla sessiz yapmayı öğrenir.
Geğirme sosyolojik açıdan kişinin psikososyal sağlığını etkilemekle birlikte gerçek bir hastalık olan gastro özefajiyal reflü hastalığına (reflü) da sebep olabilir. Çok basit bir örnekle olayı anlamaya çalışalım; plastik bir bolonun içine az miktarda su doldurun daha sonra balonu iyice şişirin, balon şiştikten sonra ağız kısmını yüzünüze çevirerek içindeki havayı serbest bırakın, ıslandınız mı? Balon mantığı mide içinde geçerlidir sürekli hava yutarak bir balon gibi şişen mide geğirme yoluyla birden serbest bırakılan sıkışmış hava yanında bir miktar mide asidi içeren mide sıvılarını, aside karşı dayanıksız olan yemek borusu, yutak, ses telleri gibi yapılara fışkırtmaktadır bu da göğüs arkasında yanma, yutakta ağrı yanma, ses kısıklığı gibi reflü yakınmalarına sebep olabilmektedir (ayrıntılı bilgi için bkz: gastroözofajiyal reflü hastalığı).


3- YELLENME
Geğirmenin aksine var olan hemen her toplumda ayıp, komik olarak algılanan yellenme bir çok insanda sosyolojik bir kabus haline dönüşmüştür. Normal insanlarda yutulan havanın %50’si kalın barsağa kadar gelir, hava yutma alışkanlığı olanlarda bu oran dramatik olarak artar ve şaşırtıcı şekilde gazın kalın barsağa ulaşma süresi yavaşlar. Yutulmuş şişkinlik yapmış geğirme şeklinde çıkarılamamış havanın bir kısmı içinde milyarlarca bakteri olan uzun bir tüp olan barsak sistemine geçmiştir, mide ve ince barsaklarda tam olarak sindirilememiş gıdalar kalın barsak sisteminde bulunan bakteriler tarafından fermante edilerek yutulan gazlara yeni gazlar eklenmesine sebep olurlar, yutulan gazlar atmosferde bulunan kokusuz gazlardır (nitrojen, oksijen, karbon dioksid gibi) kalın barsaktaki bu bakteriler fermantasyon sonucunda karbondioksid ile birlikte yellenmeye kokusunu veren hidrojen sülfid indol ve skatol gibi kötü kokularında sindirim sistemindeki gaza eklenmesine sebep olurlar. Sık yellenen insanların kolay sindirilemeyen gıdalardan uzak durmaları gerekir, özellikle bol miktarda selluloz yani lif içeren gıdalar (taze sebze ve meyveler, yulaflı gıdalar, baklagiller vs..) -her ne kadar sağlıklı olsa da- kötü kokulu yellenmeye sebep olacaktır, diğer bir kötü kokulu yellenme sebebi ülkemizde çok sık görülen laktoz intoleransı denilen süt ve ürünlerine karşı gelişen sindirim kusurudur, bu durumda da kalın barsağa çok miktarda sindirilmemiş bir şeker ürünü olan laktoz geçecek ve barsak bakterileri tarafından fermante edilip kötü kokulu yellenmeye sebep olmaktadır, ayrıca daha nadir olarak fruktoz ve sorbitol şekerleride zor sindirilen ve kötü kokulu gaz oluşmasına sebep olan şekerlerdir.. Bununla birlikte bu gıdaları tüketmeyen ve bol miktarda hava yutmayı alışkanlık haline getirmiş kişilerde ise kokusuz ama çok miktarda yellenme şikayetleri baş gösterecektir.
Barsaklar garip organlardır insanoğlu ihtiyacın varsa yap şeklinde programlandığından dışkılama veya yellenme ihtiyacını istemli olarak engellediğinde kabızlık karın ağrısı gibi problemlerle baş etmek zorunda kalır. Kalın barsak normalde dışkıya geçmiş sıvının büyük kısmını emer, uzun süreli dışkılalamama durumlarında kalın barsakta buluna sıvının büyük kısmı emilir, özellikle dışkılama ve yellenme isteğininin sosyal nedenlerle ertelenmesi sonrası kalın barsakların çıkış deliği olan anüs önünde birikmiş olan gaz barsakların ters kıvrılma harekeketi ile kalın barsağın daha geride bulunan bölümlerine çekilir, bu sırada çıkış kısmına yakın olan bölümdeki dışkıdaki sıvıyı kalın barsak emmeye devam ettiği için dışkı yumuşaklığını kaybeder kalın sert ve akışkanlığı olmayan bir tıkaca dönüşür, sonucunda kalın barsakta biriken gaz ve katı dışkı kalın barsak duvarlarını gerer ve kabızlık ağrısı oluşmasına sebep olur. Bu fizyolojik mekanizmayı belki en güzel açıklayan "gazın varsa yellen gitsin kulunç olacağına gülünç ol" özdeyişidir.


4- MİDE GURULTUSU

Mide guruldamasının bir çok nedeni olabilir, başta vucudun normal bir fonksiyonudur, açlık halinde dahi mide 30-45 dk da bir bizim sekonder perilstaltis dediğimiz kıvrılma hareketi ile kasılarak midede kalan yemek parçacıklarını ve açlık halinde dahi salınan mide asidini oniki parmak barsağına iter, midede yemek artıkları ve sıvı yerine gaz varsa dışarıdan duyulan veya hissedilen gurultu sesine neden olur, bu ses midedeki havanın dar bir kanal olan mide çıkış kapağından geçerken çıkardığı sestir. Geğirme, şişkinlik ve yellenme şikayetlerinde de olduğu gibi mide gurultusunuda arttıran en önemli faktör hava yutmadır.
Mide gurultusu şikayetleri özellikle öncesinde geğirme şikayeti mevcut reflü ameliyatlı (nissen fundoplikasyonlu) kişilerde daha dramatik olmaktadır, bunun nedeni hava yutmayı alışkanlık haline getirmiş bu kişiler ameliyat öncesi yuttukları havayı geğirerek çıkarmaktadırlar fakat ameliyat sonrasında midenin giriş ağzı daraltıldığı için (bkz: nissen fundoplikasyon) geğiremezler, yüksek miktarda yutulan hava midede hapsolur ve bu reflü ameliyatlarından sonraki şiddetli şişkinlik hissine, aynı hava 12 parmak barsağına geçerken gurultuya, yine aynı hava kalın barsaklara giderek sık yellenmeye sebep olur.
Yeni tanımlanmaya başlamış olan mide üstü (supragastrik) geğirme belki de laporoskopik reflü ameliyatı geçirenlerde yemek borusundan gelen gurultuya neden olabilir, burada da mantık olarak yine yutulan hava ameliyat ile daraltılmış mide ağzından geçerken ses çıkartıyor olabilir.


NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Sindirim sisteminde gaz sorunu olan hastalar çoğu zaman tedaviden yarar göremeyen hastalardır, zaten bu hastalara verilebilecek çok da fazla medikal tedavi bulunmamaktadır, sindirim sisteminin gaz sorunlarında birincil tedavi yaklaşımı kişinin alacağı sosyal tedbirler olmalıdır.

a- Sosyal tedbirler;
Hava yutma çoğu zaman öğrenilen bir davranış olduğu için bunu yok etmek yine davranışsal değişikliklerle olacaktır.
Neler yapılabilir: Yavaş ve ağzı kapalı tutarak yemek yemek, çiğnemek, yutmak; ağız boşluğunda daha az miktarda hava bulunmasına dolayısıyla daha az miktarda hava yutmayı sağlayacaktır.
Sigara içmek çok miktarda hava yutulmasına sebep olarak gaz problemi yaratabilir, gerçi kanserden korkmayan bağımlılar geğirse ne olur yellense ne olur?
Gerginlik ve stres altında yutkunma davranışından vazgeçme: bu çoğu zaman baş etmesi zor bir durumdur, kişi sürekli otokontrolünü elinde tutmalı sık yutkunmamaya çalışmalı veya en basiti ağzını sürekli kapalı tutup burnundan nefes almalıdır, böylece yutkunsa dahi yutulan hava az olacaktır. Yoga gibi gevşeme egzersizleri, davranışsal psikoterapilerin alışkanlık haline getirilmiş yutkunmada yararlı olabileceği belirtilmektedir. Bu yazıyı okuyan geğirenler kaç kere yutkunduğunuzun farkında mısınız? Bakın yine yutkundunuz.
Sakız, emme şekeri, gazlı içeceklerden uzak durulmalıdır.
Midede var olan şişkinlik hissini azaltmak için daha fazla hava yutarak geğirmeye yardımcı olup rahatlanılmaz, şişkinlik varsa ağzınızı kapatın yutkunmamaya çalışın biraz yürüyüş iyi gelebilir bir süre sonra şikayetinizin azaldığını fark edeceksiniz.
Geğirmek için kendinizi zorlamayınız her geğirmede az miktarda mide asidini yemek borusuna gönderirsiniz bu reflü hastalığına sebep olabilir.
Yukarıdaki hava yutmayı azaltıcı tedbirler aynı zamanda yellenme şikayetini de büyük oranda azaltacaktır, ayrıca kötü kokulu yellenmeden musdarip hastalar yellenme bölümünde bahsedilen yiyeceklerden uzak durması veya az tüketmesi kişinin yararına olabilir.

b- İlaç tedavisi
Bazı ilaçlar sindirim enzimlerini inaktive ederek kalın barsağa daha fazla miktarda sindirilmemiş gıda girmesine sebep olabilir bunların en potent örneği diabette (şeker hastalığı) kullanılan akarboz'dur. Ayrıca yine diyabetiklerde kullanılan sindirilemeyen şekerler olan laktuloz ve sorbitolde kalın barsakta kokulu gaz oluşumuna sebep olacaktır.

Ne yazık ki kullanımda olan ve gaz sorununu kökten çözen ilaçlar bulunmamaktadır, probiyotik içeren yoğurtlar sütler ve ilaçlar kalın barsaktaki koku yapan bakterilerin yerine kötü kokulu gaz üretmeyen bakterilerin (probiyotiklerin) yerleşmesine yardımcı olur, fakat probiyotik içeren formuller bırakıldığında kokulu gaz üreten bakteriler geri gelecektir. Probiyotik tüketmenin en ucuz ve basit yöntemi ev yapımı yoğurt tüketiminin özendirilmesi olacaktır. Ayrıca yoğurt laktoz intoleransında da tüketilebilen bir besindir.

Her geğirme sonrasında az miktarda asid yemek borusuna kaçar ve burada dokulara zarar verir, geğirme ile reflü hastası olunabileceği gibi reflü hastalığı nedeniyle de geğirme ve şişkinlik şikayetleri ortaya çıkabilir. Yemek borusundaki asidi temizleyebilmek için bikarbonat içeren tükürük yutulması ile anlık antasit etkisi yanma hissini azaltır, reflü hastalarının çoğunda sık yutkunma nedeniyle şişkinlik ve geğirme şikayetlerinden bulunmaktadır. Bu grup hastalarda proton pompa inhibitörleri gibi asid baskılayıcılar, aljinik asid veya sukralfat gibi mukoza koruyucuları çok faydalı olacaktır.

Son söz
Sonuç olarak sindirim sistemi gaz problemi çoğu hekimler tarafında önemsiz bir konu gibi görünmesine rağmen hastanın yaşam kalitesini çok fazla düşüren önemli sağlık sorunlarıdır, tedavisi zor ve çoğu zaman yüz güldürücü olmayan bu rahatsızlıkta anahtar rolü hasta hekim ilişkisi oynamaktadır.


ARALIK 2008
BORNOVA/İZMİR


Teşekkürler;
Bu derlemedeki bir çok cümleyi kurabilmemi sağlayan, hekim olma sürecimde yol göstericim ve hekimliğimde örneğim Prof. Dr. Serhat BOR'a teşekkür ediyorum.



Kaynaklar
1- Physiologic and Pathologic Belching . Clinical Gastroenterology and Hepatology , Volume 5 , Issue 7 , Pages 772 - 775 A . Bredenoord , A . Smout
2- Szarka By Larry, Levitt, Michael BELCHING, BLOATING AND FLATULENCE
3- S. Tew Belching and bloating: facts and fantasy after antireflux surgery British Journal of Surgery Volume 87 Issue 4, Pages 477 – 481 6 Dec 2002

Dr. Ömer Küçükdemirci
Son Düzenleme: 5 yıl 11 ay önce Düzenleyen:Koray Tuncer Neden: Harf hataları düzeltildi.
Konu kilitlendi.
Çok
9 yıl 5 ay önce #6548 Yazan: ömer_eutf
Koray abi,
Hastaların sık sık yakındığı bir konu hakkında geniş bir derleme yaptım, internette bu konuda hastalara veya hekimlere hitap eden türkçe bir kaynak yok.
Sana bunu mail atcaktım ama mailin bende yok, This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. adresine bir mail atarsan bunu word olarak yollayım sana, bazı karakterler görünmüyor.
Uygun görürsen ana sayfaya koyarız.
Sevgiler.

Dr. Ömer Küçükdemirci
Konu kilitlendi.
Çok
9 yıl 5 ay önce #6579 Yazan: Koray Tuncer
ömer_eutf yazan:

Uygun görürsen ana sayfaya koyarız.

Tabii ki. Akşama unutmazsam mail adresimi yollarım.
Eline sağlık. Çok güzel, anlaşılır, derli toplu bir yazı olmuş. Mesaj kalabalığı olmamaı, kaynak yazı olarak kalabilmesi için, başlığı kilitliyorum.
Sevgiler.

DİKKAT: Mesajlarınızda IRC modu (nbr, mrb, ii gibi) kullanmayınız.
Cümlelere büyük harfle başlayınız, noktalama işaretlerinden sonra bir boşluk bırakmaya özen gösteriniz.
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
www.memorial.com.tr
www.drkoray.com
Konu kilitlendi.
Sorumlular: sinanersinömer_eutf
Geliştiren: Kunena Forum